İman ve İslam'ın Fazileti

İMÂN VE İSLÂM’IN FAZİLETİ

1) Ubade İbnu’s-Sâmit el-Ensarî RA hazretleri demiştir ki: “Hz. Peygamber AS şöyle buyurdular: “Kim Allah’tan başka ilâh olmadığına Allah’ın bir ve şeriksiz olduğuna ve Muhammed’in onun kulu ve Resûlu (elçisi) olduğuna, keza Hz. İsâ’nın da Allah’ın kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem’e attığı bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, keza cen­net ve cehennemin hak olduğuna şehâdet ederse, her ne amel üzere olursa olsun Allah onu cennetine koyacaktır.”

Buhârî, Enbiya 47; Müslim, İmân 46, (28); Tirmizî, İmân 17, (2640).

 

Müslim’in bir başka rivayetinde şöyle buyrulmuştur: “Kim Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehâdet ederse Allah ona ateşi haram kılacaktır.”

 

2) Ebu Sa’îd İbnu Mâlik İbni Sinân el-Hudrî RA hazretleri demiştir ki: “Hz. Peygamber AS şöyle buyurdular: “Kal­binde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır.”

Ebu Sa’îd der ki: “Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: “Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz...” (Nisa, 40).

Tirmizî Sıfatu Cehennem 10, (2601).

 Tirmizî hadis için “sahihtir” demiştir.

 

3) Yine Ebu Sa’îd RA hazretleri der ki: “Hz. Peygamber AS şöyle buyurdular: “Kim: ‘Rab olarak Allah’ı, din ola­rak İslâm’ı, Resûl olarak Hz. Muhammed’i seçtim (ve onlardan memnun kaldım)’ derse cennet ona vâcip olur”.

Ebu Dâvud, Salât 361, (1529).

 

4) Yine Ebu Sa’îd RA hazretleri der ki: “Hz. Peygamber AS şöyle buyurdular: “Bir kul İslâm’a girer ve bunda sa­mimi olursa, daha önce yaptığı bütün hayırları Allah, lehine yazar, işlemiş olduğu bütün şerleri de affeder. Müslüman olduktan sonra yaptıkları da şu şekilde muâmele görür: Yaptığı her hayır için en az on misli olmak üzere yediyüz mis­line kadar sevap yazılır. İşlediği her bir şer için de, -Allah affetmediği takdirde- bir günah yazılır.”

Buharî hadisi tâlik olarak kaydeder (İman 31), Nesâî, İman 10, (8, 105).

 

5) Ebu Hüreyre RA hazretleri anlatıyor: Hz. Peygamber AS buyurdular ki: “Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı herbir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sâ­dece misliyle yazılır. Bu hâl, Allah’a kavuşuncaya kadar böyle devam eder.”

Buharî, İman 31; Müslim, İman 205, (129).

 

6) Muâz İbnu Cebel el-Ensârî RA hazretleri anlatıyor. Hz. Peygamber AS buyurdular ki: “Kimin (hayatta söylediği) en son sözü Lâ ilâhe illallah olursa cennete gider”

Ebu Dâvud, Cenâiz 20, (3116).

 

7) Ebu Zerr (Cündeb İbnu Cünâde el-Gıfârî) RA hazretleri anlatıyor:  Hz. Peygamber AS buyurdular ki: “Bana Cebrâil AS gelerek “Ümmetinden kim Allah’a herhangi bir şeyi ortak kılmadan (şirk koşmadan) ölürse cen­nete girer” müjdesini verdi” dedi. Ben (hayretle) “zina ve hırsızlık yapsa da mı?” diye sordum. “Hırsızlık da etse, zina da yapsa” cevabını verdi. Ben tekrar: “Yani hırsızlık ve zina yapsa da ha!” dedim. “Evet, dedi, hırsızlık da etse, zina da yapsa!”

Hz. Peygamber AS dördüncü keresinde ilâve etti: “Ebu Zerr patlasa da cennete girecektir”.

Buhârî, Tevhid 33; Müslim, İman 153, (94); Tirmizî, İman 18, (2646).

 

8) Câbir İbnu Abdillah el-Ensârî RA anlatıyor: Hz. Peygamber AS buyurdular ki: “İki şey vardır gerekli kılıcıdır” Bir zat: -Ey Allah’ın Rasûlü! gerekli kılan bu iki şeyden maksad nedir? diye sordu: Hz. Peygamber AS: 

“Kim Allah’a herhangi bir şeyi ortak kılmış olarak ölürse bu kimse ateşe girecektir. Kim de Allah’a hiçbir şeyi ortak kılmadan ölürse o da cennete girecektir” cevabını verdi.”

Müslim, İman 151, (93).

 

9) Ebu Hüreyre RA hazretleri anlatıyor: “Hz. Peygamber AS’e “Ey Allah’ın Resûlu, Kıyamet günü senin şefaatinle en ziyâde saadete erecek olan kimdir?” diye sormuştum. Bana: “Hadis’e karşı sende olan aşkı görünce, bu hususta senden önce bana bir başkasının sualde bulunmayacağını tahmîn etmiştim” açıklamasını yaptıktan sonra şu cevabı verdi: “Kıyamet günü benim şefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek ‘Lâ ilâhe illallah’ diyen kimsedir”

Buhârî, İlm 34, Rikak 50.

 

10) Süheyb İbnu Sinân RA anlatıyor: Hz. Peygamber AS şöyle buyurdular: “Mü’min kişinin durumu ne kadar şa­şırtıcıdır! Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sâdece mü’mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı birşey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder bu da hayırdır”.

Müslim, Zühd 64, (2999).

 

11) Ebu Hüreyre RA anlatıyor: Hz. Peygamber AS buyurdular ki: “Muhammed’in nefsini kudret eliyle tutan zâta yemîn ederim ki, bu ümmetten her kim -Yahudî olsun, Hristiyan olsun- beni işitir, sonra da bana gönderilenlere inan­madan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktır”.

Müslim, İman 240, (153).

 

12) Vehb İbnu Münebbih’in anlattığına göre kendisine: “Lâilâhe illallah cennetin anahtarı değil mi? dendi de: “Evet, öyledir ama dişsiz anahtar olur mu? Dişleri olan anahtarın varsa kapın açılır, yoksa kapalı kalır, açılmaz” cevabını verdi.

Buhârî, Cenâiz 1.

 

13) Abdullah İbnu Mes’ud el-Hüzelî RA’nin anlattığına göre, bir adam kendisine “Sırat-ı müstakim (doğru yol) ne­dir?” diye sordu. Ona şu cevabı verdi:”Muhammed AS, bizi sırat-ı müstakimin bir başında bıraktı. Bunun öbür ucu ise cennete ulaşmaktır. Bu ana yolun sağında ve solunda başka tali yollar da var. Bunlardan her birinin başında bir kısım insanlar durmuş oradan geçenleri kendilerine çağırıyorlar. Kim bu dış yollardan birine sülûk ederse yol onu ateşe götürecektir. Kim de sırat-ı müstakîme sülûk ederse o da cennet’e ulaşacaktır.” İbnu Mes’ud bu açıklamayı yaptıktan sonra şu ayeti okudu: “İşte bu benim sırat-ı müstakimimdir, buna uyun. Başka yollara sapmayın, sonra onlar sizi Al­lah’ın yolundan ayırırlar....” (En’âm 152)

(Rezîn İbnu Muâviye’nin ilâvesidir).

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !