YERYÜZÜ MESCİDİNDE MÜTEBESSİM BİR MÜJDECİ

Senai Demirci   

Yıldızların dağılabileceğini, dağların yerlerinden oynayabileceğini hatırlattı.

Güneşin yörüngesinde hep itaat içre akıp gittiğini söyledi.

Varlığı “oku”du.

Taşların da emre karşı yumuşak olduğunu, ateşin de emirle yandığını, itaatle tutuştuğunu haber verdi.

Dağın da kul olduğunu, denizin de itaat ettiğini O söyledi

Varlığın secdesini görünür kıldı gözümüze ve gönlümüze.

Teslimiyetin gölgesinde söndürdü göğüslerimizde yanıp duran hırs alevlerini.

Secdenin gölüne gül eyledi alnımızı.

Tevekkülün sonsuz ve sessiz çayırlarına eriştirdi kanayan çıplak ayaklarımızı.

“Sana, yalnız Sana ibadet ederiz.” diye öğrettiğinden beri, hücre hücre eğilişlerimizi izzetli bir kulluğa çevirdi.

Rahman’ın sofrasına çağırdı bizi.

“Senden, yalnız Senden yardım isteriz.” diye bildirdiğinden beri, gece gündüz muhtaçlıklarımızı şerefli bir yakarışa çevirdi.

Rahim’in dergâhında ağırladı bizi.

Secdelerimizi en gölgesiz, en dolaysız, en lekesiz, en şüphesiz yakınlığımız eyledi.

Yeryüzünü mescid eyledi.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !